Kuantum Kütle çekiminine göre hazırlanılan model kara delikler hakkında bildiklerimizi alt üst edebilir.

maxresdefault

Bilinen en geçerli ve isabetli kara delik simülasyonu Kip Thorne tarafından hazırlanan ve Interstellar filminde kullanılan Gangartua.

Evrende tanık olduğumuz en gizemli, en görkemli ve en özel objeler olan karadelikler, belirli bir kütle üzerinde olan yıldızların kütle çekimlerinin içeride oluşan füzyon tepkimelerinden daha güçlü olması sonucu yıldızın çekirdeğine çökmesiyle ortaya çıkan astronomik objelerdir. Karadelikler inanılmaz yüksek kütlelerin atomdan daha küçük büyüklükteki bir hacime sığması ile ışığın bile kütle çekim’e yenik düşeceği bir kütle çekim alanı yaratır. Şimdilik bildiklerimiz kara deliklerin olay ufku denilen ışığın kaçabileceği son noktaya kadar ibarettir. Geri kalanından bir bilgi alamıyoruz, fakat, son modelleme olay ufku’nun tahmin edilenden çok daha faklı olduğunu söylüyor.

14wheeler.600.1

John Archibald Wheeler, kara deliğin isim babası ve genel görecelik uzmanı.

Max Planck Enstitüsü’nden Daniele Pranzetti‘nin yaptığı hesaplamalara göre bu büyük kütlelerin üç boyutlu düşünülmesine rağmen, gerçekte iki boyutlu bir yansımadan ibaret olabileceği çıkarılıyor. Sırasıyla olayı basitleştirmek gerekirse;

İlk önce Stephen Hawking, kara deliklerin entropilerinin (düzensizlik) hacimleri ile değil yüzey alanları ile bağlantılı olduğu fikrini ortaya atmıştı. Bu fikre göre inanılmaz küçük boyutlarda ki tekillik üç boyutlu olarak düşünülemez, sadece kara deliğin kapsadığı görüş alanı hesaplara dahil olabilirdi. Fakat bu teori ortada kaldı.

Kuantum kütle çekimi ise kuanta adı verilen çok küçük uzay-zaman moneküllerini ve bu moneküller ile kütleçekimi arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Kuanta’lar çok küçük ebattlarda olduklarından evrenin her noktasındaki hesaplamalarda modellenebilirler. Pranzetti’nin çalışmasında kuantaların yoğunlaşmasından oluşan bir kütleçekim etkisi gözlemlenmekte. Bu modelleme çok yüksek kütleçekime uygulanarak bir kara delik modellemesi elde edilmektedir. Modellemenin sonucunda bulunan sonuçlar ise olay ufku’nun ötesinden 3-boyutlu değil, sadece 2-boyutlu bir objenin olduğu ve olay ufku’nun bu 2-boyutlu objenin bir yansıması olduğu ortaya çıktı. Çalışma aynı zamanda Hologram Teorisi ile’de örtüşüyor. Hologram Teorisi’ne göre; “Evren bizim tamamen göremediğimiz iki boyutlu bir yüzeyden ibarettir” Bunun anlamı evren aslında bir kağıdın yüzeyi gibi ve sonsuz boyutta olduğundan bizler bunu üç boyuttlu algılıyoruz.

Daniele-Pranzetti-4

Daniele Pranzetti, Max Planck Fizik Enstitüsü, Münih

Çalışmanın asıl önemi evren

in şeklini anlamaya bir adım daha atabilecek olmamız. Belki artık içinde bulunduğumuz fakat uçlarını göremediğimiz bir şeyin şeklini anlamayı başarabiliriz.

 

Kaynak; 1,