NASA’nın Jupiter’e yolladığı Juno uydusu yörüngeye oturmadan önce astrofizikçiler Jupiter’e odaklanmaya başladılar bile.

JupiterThumbnailSmall

Galileo’nun göz bebeği olan Jupiter, Güneş Sistemi’nde ki en büyük gezegen.

Jupiter, Güneş sisteminde bulunan en büyük ve en görkemli gezegen olarak uzun zamandır incelemelerin merkezi konumunda. Gezegenin yüzeyinde katı halde hiç bir madde bulunmuyor ve tamamiyle gaz halinde. Bu demek oluyor ki Jupiter’de ayağınızı basabileceğiniz hiç bir yer yok, en azından çekirdeğe inene kadar. Yüzeyde her hangi bir katı bulunmaması yüzünde Jupiter içerisinde ki gaz fırtınalarının sürtüme yüzünden durması ya da yavaşlaması söz konusu değil. Bu nedenle gezegende 351 yıldır büyük bir fırtına dönüyor, “Büyük Kırmızı Leke”.

UT-from-space-probe-greatredspot

Büyük Kırmızı Leke, 351 yıldan fazladır devam etmekte olan bir gaz fırtınasından ibaret ve rüzgarlar saatte 420 kilometre hızla hareket ediyor.

1664’de Robert Hooke tarafından ilk defa gözlemlenen Büyük Kırmızı Leke, resimlerde Jupiter için her ne kadar küçük görünsede, Dünya’nın yaklaşık 4 katı büyüklüğünde. Eğer Dünya’mız Leke kadar büyük olsaydı Kuzey Kutbu ile Güney Kutbu arasında ki mesafeyi kat etmek için uçakla 6 gün boyunca hiç durmadan yolculuk etmeniz gerekirdi, şu an bu yolculuk sadece 14 saat. Temmuz 2016 boyunca, Hawaii’de bulunan NASA Kızılötesi Teleskop Tesisleri’nde yapılan gözlemlerde Leke daha detaylı incelendi ve sonuçlar gerçekten şaşırtıcı. Leke’nin yüzeyinde sıcaklıklar 1300 santigrad dereceye kadar çıkabiliyor, bu Dünya üzerindeki lavlardan daha sıcak. Leke içerisindeki fırtınalarda sıcaklıklar, Güneş ışınlarına maruz kalmadığında 420 ile 720 santigrad derece arasında değişiyor.

387520main_92_80_1-334x312

Voyager 1 uydusu tarafından 46 gün boyunca kayda alınan Jupiter, şu an Juno uydusuna ve 2019’a ise James Webb Uzay Teleskopu’na ev sahipliği yapacak.

Fırtına içerisinde ki sıcaklıkların bu kadar yüksek olmasının sebebi ise henüz bir tam çözüme kavuşabilmiş değil.  Boston Üniversitesi’nden James O’Donoghue’a göre fırtına hızı çok yüksek olduğundan, çarpışan hava sürekli ısınıyor ve gezegenin üst atmosferine doğru hareket ediyor. Yukarıda bulunan sıcak hava soğuyup tekrar aşağı inerken bu süreç devam ederek, Leke’nin dönüşüne dik yöne başka bir fırtına yaratıyor ve iki eksende oluşan çarpışmalar sıcaklıkları normalde olması beklenenden çok daha fazla bir dereceye taşıyor. Fakat bu tam bir çözüm değil, bunun sebebi Leke içerisinde sadece Hidrojen ve izotoplarının bulunması. Hidrojen izotopları bu kadar yüksek sıcaklıklarda gaz halinde değil, iyon halinde bulunurlar. Hal değiştirmeden kalmaları ise sıcaklıkların yükselmesinde başka bir neden olması gerektiğine işaret ediyor.

adsbygoogle.js">