Hayatımızın yaklaşık ilk 3 yılını neden hatırlayamıyoruz? İnsanların hemen hemen her insan tarafından sevildiği, koşulsuz olarak kabul edildiği ve fazlasıyla ilgi gördüğü bu döneme ait hatıraları hatırlayamaması biraz üzücü.

617f15513ede712893534f03c736686a

Peki neden bu döneme ait hatıralarımız yok? Neden hayatımızın en güzel günleri hayalet günler gibi bize görünmüyor?

Çocukluk amnezisi olarak bilinen bu durum, yaklaşık bir asırdan fazla bir süredir bilim adamlarının ilgi konusu olmuştur. Çeşitli hipotezlerle sebebi anlaşılmaya çalışmıştır. İlk olarak yapılan ciddi araştırma Fransız ruhbilimci V. Henri tarafından yürütülmüştür. Henri’nin sonuçlarına göre hatırlayamadığımız yılların süresinin 3 yıldan daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Daha kapsamlı yapılan araştırmalarla bu yaşın bölgeden bölgeye değişiklik gösterdiğini ortaya koymuştur. Örneğin, Avrupa kökenli insanların hatırlayamadığı dönem ortalama ilk 3.5 yıl, doğu Asya’lılar 4.8 yıl, Yeni Zellanda da yaşayan Maori’ler için 2.7 yıl olarak tespit edilmiştir.

1905 Yılında Sigmund Freud bu durumu, çocukluktaki anılarımızın yüksek ölçüde saldırganlık ve cinsel dürtülerle dolu olması nedeniyle sildiğimizi düşündüğü bir makale yayımlıyor. Fakat daha sonraki dönemlerde bu düşünce yerini hatıraları silmek yerine, o dönemde oluşmakta olan beynimizin henüz hatıra oluşturacak ve depolayacak nitelikte olmadığı fikrine bırakıyor.

Beynin anatomik yapısı ile ilgili olarak ortaya atılan fikir, şu an için en güçlü teorilerden birisi. Beynin hipokampus IQ-prefrontal-hippocampus1ve prefrontal korteks diye adlandırılan kısımları yaşanılan olayları pekiştirmede ve uzun süreli hafıza da yer almasını sağlıyor. Sorun ise ilk yıllarımızda beynimizin bu kısımlarının henüz inşaat halinde olması. Yapılan son araştırmalarda Hipokampus da bulunan ‘dentate gyrus’ adlı bir bölgenin yaklaşık 4-5 yaşına kadar tam olarak gelişmediği bu yüzden de o yıllardaki görevini tam olarak yerine getiremediği düşünülüyor. İlk yaşlarda, hipokampus’da sürekli üretimde olan nöronların birbirleriyle farklı bağlantılar kurması ve kendini yeniden organize etmesi çocukların ilk yıllarını sağlıklı bir şekilde hatıralarında depolamalarına engel oluyor.

Beynin gelişiminin etkisinin yanında hatıralarımızı hatırlamamızda büyütülme tarzımızın da etkisi var. Leeds Üniversitesi araştırmacıları ise çocuklarıyla detaylı özenli ve tekrarlı konuşmalar yapan annelerin çocuklarının daha erken yaşta uzun süreli ‘ilk anılarını’ oluşturdukları ve benlik duyguları

nı, biricikliklerini keşfettikleri fark edilmiş.

Kısacası, beynimiz yaklaşık ilk üç yılımızı uzun süreli hafızamıza atamadığı (daha doğrusu ilgili bölümü daha yeni geliştirdiği) için bize anlatılanlar dışında o günlerimizi hiçbir zaman hatırlayamayacağız.

Kaynak;

Canadian Association for Neuroscience.(2013).Cause of infantile amnesia revealed: New neuron formation could increase capacity for new learning, at expense of old memories.https://www.sciencedaily.com/releases/2013/05/130524104634.htm