135824638084461

Meşhur tramvay ikileminde insanların kararları ve düşünce şekilleri, onların ahlaki sezgileri hakkında ipucu verir. Fakat aynı zamanda ahlaki değerlerin kompleks yapısını, güvenilirliğini ve tutarlılığını sorgulayan yanıtlanması zor bir ikilemdir. (5 işçi üzerine gelmekte olan bir tren görüyorsunuz ve işçiler treni fark etmiyorlar. Sizin durduğunuz yerde ise tren raylarını değiştirecek bir düğme var. Fakat yolu değiştirirseniz bu sefer de o rayda bulunan bir kişinin ölümüne neden olacaksınız. Hangisini seçerdiniz 5 kişinin ölmesi mi 1 kişinin ölmesi mi?…) İnsanlar farklı farklı ahlaki ve etik değerlere sahip canlılardır. Değerlerimiz toplumdan topluma, bölgeden bölgeye, insandan insana farklılıklar gösterse de, temelinde yatan düşünce aslında aynıdır.

Peki İnsanlarda bile anlaşılması zor olan, değişken bu yapıyı hayvanlarda da gözlemlemek mümkün müdür?  Hayvanların ahlaki ve etik değerleri var mıdır? Eğer varsa çocuklarının ahlaki eğitimini nasıl veriyor olabilirler?

Bu sorulara yanıt bulmak için çalışan birçok araştırmacı, bazı hayvanların birbirlerine karşı fazlasıyla duyarlı olduğu tespit etmiş. Şempanzelerin yüzememesine rağmen boğulmakta olan arkadaşlarına yardım etmeye çalışması, ucunda lezzetli yiyecek olmasına rağmen, yiyeceği aldıklarında arkadaşlarına elektrik verildiğini fark ederek günlerce açlığı göze alabilmeleri, gerektiğinde fazlasıyla fedakar ve yardımsever olduklarını kanıtlamış.

Emory Üniversitesinden Dr. De Waal, sosyal hayvanların daha değerli ve yaşanabilir hayat için bu tür davranışları geliştirdikleri, bazı davranışlarını kısıtladıkları ve bu davranışların bizim ahlaki davranışlarımızın temelini attığını düşünüyor. Fakat birçok filozof bu durumun doğru olamayacağını, hayvanları ahlaki ve etik konularıyla düşünemeyeceğimizi savunuyorlar.

Waal’in çalışmalarının ilham kaynağı kavga eden iki şempanzeyi izlemesi ile gerçekleşmiş. Kavgayı seyreden diğer şempanzelerin sonunda yenilen tarafın yanında olarak teselli etmeleri onlarda acıma, şefkat,yardımseverlik gibi duyguların ve fazlasının var olabileceği fikrine kapılmasına neden olmuş.

20 yıl süren araştırmasının sonucunda, sadece bazı türlerin ahlaki ve etik değerleri olduğunu keşfetmiş. Örneğin, maymunların çoğu, arkadaşlarına iyi davranmayı bırakın yaralı yavrusunu bile teselli etmiyorlarmış. Şempanzelerle yoluna devam eden Waal, hayvanların bu tür davranışları gösterebilmesi için empati yetenekleri ve özbilinç seviyelerinin yüksek olması gerektiğini söylüyor.

Toplum olarak yaşayan şebekler ve şempanzeler düzenlerini sağlayabilmek için belli kurallara sahiptir. Bu kurallar içerisinde eşitlik önemli bir yere sahip. Başlıklı maymunlarla yapılan bir deney ise eşitlik anlayışına sahip olduklarını ve sonrasında durum eşitlenmezse, haklarını aradıkları gözlemlenmiştir.

Deney ise aynı gruba üye iki başlıklı maymunun yan yana kafeslere koyulması ve basit bir görevi başarıyla tamamlamalarının ardından ödüllendirilmesi ile yapılıyor. Aynı görevi tamamladıktan sonra aynı ödülü (salatalık) aldıkları takdirde hiçbir sorun çıkmazken, ikinci defada bir maymuna daha değerli besin olan üzüm verilmesi, diğerine ise salatalık verilmesi eşitliği bozuyor. Salatalık alan maymun bir yanlışlık olmuştur umuduyla tekrar görevini yapıyor ama durum değişmeyince isyan etmeye başlıyor.

 

Kuralları öğrenip, toplumsal hayatı kolaylaştırmak için kurallara uymak, zayıf olanı korumak ve yardım etmek, eşitlik anlayışına sahip olmak hayvanlarında ahlaki tutumların olabileceğinin göstergesi.

Kaynak;

Wade, N.(2007).Scientist Finds the Beginnings of Morality in Primate Behavior.http://www.nytimes.com/2007/03/20/science/20moral.html?_r=0