Vücudumuzda her gün sayısız yeni hücre üretilir ama bu hücreler sıfırdan, yemek yapar gibi malzemeler bir araya getirilerek üretilmez. Büyüyen olgunlaşan bir vücut hücresinin ikiye bölünmesiyle gerçekleşir ve  gerçekleşen bu bölünmeye ‘Mitoz’ diyoruz. Mitoz, vücudumuzun büyümesi, gelişmesi ve rejenerasyonundan (yenilenme) sorumlu bölünme çeşitidir.

MajorEventsInMitosistr.jpg (460×167)

Bu bölünme genellikle büyüyen, olgunlaşan vücut hücreleri belli bir büyüklüğe eriştikleri zaman olur. Hücrede sitoplazmadaki artış hücre zarındaki artıştan daha fazla olduğu için hücre dışı ile madde alışverişi zorlaşır, yani hücrenin beslenmesi ve atıkları uzaklaştırması olumsuz yönde etkilenir. Ayrıca büyüyen hücrenin yönetimi çekirdek için daha zor hale gelir. Bunun çözümü ise hücreyi, daha kolay yönetilebilecek iki parçaya bölmek olur. Hücre çekirdeğinden gelen emirle bölünme işlemi başlar ve hücre kendisiyle tıpa tıp aynı bir hücre daha oluşturur. Mitoz vücut hücrelerinde gerçekleşir, yani üreme ana hücreleri dışında vücudun tüm hücrelerinde. Çünkü bizler gibi gelişmiş canlılarda mitoz yaraların onarımı, büyüme ve gelişme görevlerini üstlenmiştir. Ancak gelişmemiş canlılarda bu durum farklıdır. Amip, öglena gibi tek hücreli canlılar ve çilek, gül gibi bitkiler mitoz bölünme ile çoğalırlar. Eminim siz de bazı bitkilerden bir dal kopartılıp toprağa ekildiğinde, o dal parçasının yeni bir bitkiye dönüşebildiğini görmüşsünüzdür. İşte bu tamamen mitozun işi!

 

Mitozla ilgili tek kötü haber eğer bölünen vücut hücrenizin genetik kodu hatalı ise kendi gibi hatalı bir hücre  daha üretmiş oluyor. Eğer bu üretimi vücut farkedip hataları onarmazsa ya da hücreyi yok etmezse çoğalma aynı şekilde devam ediyor ve kanser dediğimiz hastalığa sebebiyet veriyor. Vücudumuz her gün hatalı hücreler üretmekte ve bu hatalı hücreleri farkedip yok etmekte. Yediğimiz besinlere dikkat etmek ve zararlı alışkanl

klardan uzak durmak bu denetimin düzenli olmasına yardım etmektir. Aksi taktirde kanser gibi yıpratıcı ve tedavisi zor hastalıklara davetiye çıkarmış oluruz. Fakat vücut direncini yüksek tutup, kendimize iyi bakarsak kanser olasılığını minimalize etmiş oluruz.