1573OrionDogs.jpg (550×550)

Küçük ayı, Büyük ayı ve Orion takım yıldızları

Çoğumuz artık gökyüzüne bakmıyoruz bile. Gerçekten unuttuk gece gökyüzünün güzelliğini, kayan yıldızlarda (genellikle atmosfere giren gök taşlarıdır) dilek tutmayı ya da eski gök bilimcilerin de  yaptığı gibi;  yıldızlardan hayal gücümüzle desenler çıkarmayı, onları bazı nesnelere benzetmeyi… Hepsini unuttuk neredeyse.

Şimdiki nesil gerçekten gece gökyüzünün güzelliğinden bihaber olarak büyüyor ama bu onların suçu değil. Gelişen şehirlerin getirdiği bir handikap bu. Havamız gitgide kirleniyor, bunun yanında şehirlerde artan ışıklandırma, yani ışık kirliliği de bizi gökyüzündeki görsel şölenden mahrum bırakıyor. Çünkü şehrin güçlü ışıklarından dolayı gökyüzündeki güzel, küçük parlak ışıklar görünmez oluyor.

_Isik_kirliligi_nedir-20130224-141657.jpg (500×375)

Şehirlerdeki ışık kirliliği

Bunu şöyle örneklendirebiliriz. Telefonunuzun yanıp sönen küçük ikaz ışığı karanlık bir ortamda gayet dikkat çekicidir ve çok rahat seçilebilir ama odanızın ışığını açtığınız zaman o ikaz ışığını görebilmek için daha dikkatli bakmanız gerekmektedir. Peki ya birisi, o karanlık odada eline el fenerini alıp, yüzünüze doğru tutarsa el fenerinin yoğun ışığından dolayı o küçük ikaz ışığını görmeniz ne kadar mümkün? Şehirlerin bize yaptığı tam olarak bu.

eso-galaxy.jpg (1280×853)

Temiz ve açık bir havada gökyüzü

 

Bu kadar isyandan sonra konumuza gelelim. Açık, temiz bir havada ve ışıksız (az ışıklı) bir ortamda gökyüzüne baktığımızda (yayla evleri bunun için en ideal ortamlardandır), bu parlak cisimlerin hangisinin gezegen hangisinin yıldız olduğunu nasıl ayırt edebiliriz?

Aslında çok basit bir özellikle bunu ayırt edebiliyoruz. Gökyüzüne baktığımızda anlık yanıp sönenler (göz kırpanlar) yıldız, daha sabit bir şekilde ışık verenler gezegendir. Bildiğiniz üzere gezegenler ısı ve ışık kaynağı değillerdir. Güneş’ten ya da başka yıldızlardan aldıkları ışıkları yansıtırlar. O yüzden de parlak görünürler. Yani yıldızlar, bize kendi ışıklarını yolluyorlar ve yanıp sönüyor gibi gözüküyorlar. Ama gezegenler, yıldızlardan aldığı ışıkları bize yolluyorlar ve onlar sabit, parlak bir nokta gibi gözüküyor. İkisinden de bize gelen, yıldızların üretiği ışık. Peki neden biri yanıp sönüyor da diğeri sabit şekilde gözlemleniyor?

scintillement-anim.gif (449×286)

Yıldızlardan gelen ışınların atmosferde kırılması

Yıldızlar bize çok uzak oldukları için ( en yakın yıldız Alfa Centauri yaklaşık 4 ışık yılı mesafededir)  çok küçük nokta halinde gözükürler ve bu uzak mesafelerden gelen ışıklar, Dünya’nın atmosferinden geçerken kırılırlar. Bu noktasal görünen ışık kaynağındaki kırılmaları gözlemlerken, sapmalar meydana gelir ve bu sapmalardan ötürü yanıp sönüyormuş gibi gözükürler.

 

 

twinkle-stars-planets-Tom-Callen-Cosmonova-e1447669538570

Yılzdız ve Gezegenden gelen ışınların atmosferden geçişi

Peki ya gezegenler,onların yansıttıkları ışınlar da atmosferde kırılmıyor mu? Evet, onların yansıttıkları ışınlar da atmosferde kırılıyor ama gezegenler Dünya’ya daha yakın oldukları için disk şeklinde ve daha büyük görünüyorlar. Daha büyük oldukları için onların ışığında meydana gelen sapmaların, gözümüz tar

afından fark edilmesi daha zor oluyor ve ışıkları kesintisiz gözlemlenebiliyor.

 

 

 

 

Kaynaklar;

http://blogs-images.forbes.com/brucedorminey/files/2014/12/eso-galaxy.jpg

http://apod.nasa.gov/apod/image/1605/quivertrees_breuer_1080.jpg

http://intra-science.anaisequey.com/images/stories/Physique/scintillement-anim.gif