Aylar: Temmuz 2016

Uçan Gayzer: İnsan Eliyle Doğal Süreçlerin İşbirliği

  Fotoğrafta gördüğünüz bu büyüleyici yapı aslında bir gayzer. Bildiğimiz gayzerler, yer altı sularının aşırı ısınmasıyla ve buharlaşmasıyla birlikte yeryüzüne fışkıran, adeta patlayan bir borudan gökyüzüne doğru fışkıran su görüntüsü veren yapılardır. Ancak bu gayzer hem oluşumu açısından hem de görsel güzelliği açısından diğerlerinden oldukça farklı. Gayzerler genellikle volkanik bölgelerde ya da fay hattı bölgelerinde görülür. Bu bölgelerde yer altında bulunan su, farklı derinliklerde yatay ince kanallarla birbirine bağlı doğal bir kuyu oluşturur. Derinlik farkı sebebiyle oluşan basınç farkından dolayı, her bir tabakada bulunan suyun kaynama sıcaklığı birbirinden farklıdır. Örneğin; 300 metrede su ile dolu bir haznede bulunan suyun,...

Devamını Oku

10 Maddede Kuantum Bilgisayarları

Günümüz fiziğinde en çok konuşulmaya başlanan ve araştırmaları süren kuantum bilgisayarları hakkında kısaca bilgi edinmenizi istedik. Sizler için basit 10 adımda kuantum bilgisayarları. 1 Neden İhtiyaç Var Normal bilgisayarlar yerine böyle bir teknoloji geçilmesinin elbette bir nedeni var. Normal bilgisayarların sahip olduğu teknoloji artık limitlerine ulaştı, bunun nedeni bilgisayarların çalışma prensibin de yatıyor. Normal bilgisayarlar temelde transistör denen küçük elektron durduculardan oluşurlar. Elektronlar geçerse 1, geçmez ise 0 temelli bit adı verilen bilgileri oluştururlar. Günümüzde bir bilgisayarın daha iyi olabilmesi için transistör sayısının daha fazla olması gerekir, fakat transistörler şu hali ile bir virüs’ün 1000’de 1 boyutunda ve biraz...

Devamını Oku

KES YAPIŞTIR ÖZELLİĞİ İLE İNSAN DİZAYNI

Çinli araştırmacılar devrim niteliğinde bir gelişmeye imza attılar. CRISPR/Cas-9  (Clustered Regularly Interspaced Short Palindromic Repeats) sistemi ile DNA’yı yeniden yapılandırmanın ilk adımlarını atmayı başardılar. Tekniğin çalışma prensibi şöyle; Doğada zaten var olan fakat yeni yeni sırları çözülmeye başlanan bu yöntemin başrolünde bakteriler var. Bakterilerin kalıtsal materyaline yani DNA’larına bakıldığında, DNA’larının bir kısmı bazı virüslerin DNA’ları ile birebir örtüşüyor. Bu durum bakterilere, virüslerin vereceği zarardan korunmak için doğal bir bağışıklık sistemi gibi davranıyor. İşin ilginç yanı ise bakterilerin geçmişten dersler çıkarmasında. Bakteriler önceki virüs saldırılarından aldıkları Virüs DNA’sını keserek kendi DNA’sına yapıştırıyor ve bir sonraki virüs saldırısında virüs hasara yol...

Devamını Oku

Jupiter’de Hava Lavdan Daha Sıcak

NASA’nın Jupiter’e yolladığı Juno uydusu yörüngeye oturmadan önce astrofizikçiler Jupiter’e odaklanmaya başladılar bile. Jupiter, Güneş sisteminde bulunan en büyük ve en görkemli gezegen olarak uzun zamandır incelemelerin merkezi konumunda. Gezegenin yüzeyinde katı halde hiç bir madde bulunmuyor ve tamamiyle gaz halinde. Bu demek oluyor ki Jupiter’de ayağınızı basabileceğiniz hiç bir yer yok, en azından çekirdeğe inene kadar. Yüzeyde her hangi bir katı bulunmaması yüzünde Jupiter içerisinde ki gaz fırtınalarının sürtüme yüzünden durması ya da yavaşlaması söz konusu değil. Bu nedenle gezegende 351 yıldır büyük bir fırtına dönüyor, “Büyük Kırmızı Leke”. 1664’de Robert Hooke tarafından ilk defa gözlemlenen Büyük Kırmızı...

Devamını Oku